Gelecek için cumalar: #FridaysForFuture

Gelecek için cumalar: #FridaysForFuture

Çocukların görüşlerini serbestçe ifade etme hakkı çoğu zaman toplumlarda dikkate alınmaz. Yetişkinler; genellikle çocukların görüşlerini ifade etmesine imkân tanımadığı gibi ifade ettikleri zaman da görüşlerine önem vermezler. Çocukların görüşlerini ifade edebileceğini düşünenlerin büyük bir kısmı ise; bu görüşün sadece kendilerini ilgilendiren konularla sınırlı olabileceğine inanır. Oysa dünya üzerindeki her bir düşünce üretilebilecek şey; yetişkinleri ilgilendirdiği kadar çocukları da ilgilendirir. Tam da bu sebeple; yaklaşık olarak bir buçuk senedir içerisinde bulunduğumuz pandemi sürecinde hukuka aykırı sokağa çıkma yasağı ile karşı karşıya kalan çocuklara; bu yasaktan tıpkı yetişkinler gibi muaf olabilecekleri ve pandemi sürecini belki de yetişkinlerden daha iyi yönetebilecekleri hiç sorulmadı. Bu konu üzerine çok boyutlu olarak haftalarca konuşabilir, makaleler yayımlayabilir, kitaplar yazabilir ve filmler çekebiliriz. Ancak; gözden kaçırdığımız bir şey var: Dünya’yı kirleten, yetişkinleri uyaran çocuklar değildi ve yetişkinler, çocukların uyarılarına hiç kulak asmadı.

Greta Thunberg; henüz 8 yaşında iken “iklim değişikliği” kavramı ile ilk kez tanışmış ve insanların bu konuda neden çok az şey yaptıklarına anlam verememiş. Bunun üzerine kendisinin bu konuda ne yapabileceğine ilişkin çalışmalara başlamış ve ilk olarak yakın çevresinde iklim değişikliğine dikkat çekmiş. Sivil silahlanmanın bir sonucu olarak Amerika’da okullara gerçekleştirilen saldırıyı protesto etmek için okula gitmeyen öğrencilerden esinlenen Greta; iklim değişikliğine dikkat çekmek için “iklim için okul grevi” ile medyanın ilgisini henüz 15 yaşındayken 2018 yılında üzerine topladı. Greta; bu hareketiyle, dünyanın dört bir yanındaki çocukların harekete geçmesini sağlarken, maalesef pek çok kişi ve kurumun da hedefi haline geldi. Ancak; bugün gelinen noktada Greta ve arkadaşlarının haksız olduğunu söyleyebilen tek bir kişinin dahi olmaması gerekir.

Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada dikkat çeken hayvanlar üzerinde deney yapan firmaları eleştiren #SaveRalph hareketi, bana Greta ve arkadaşlarının çabalarını anımsattı. O gün; videoyu paylaşan ve akıma destek veren pek çok yetişkin, Greta ve arkadaşları gibi haklı mücadelesini sürdürebilecek mi? Sanmıyor, fakat yine de umut ediyorum.

Bugün ise 23 Nisan, çocukların sesine en çok kulak vermemiz gereken gün. Bu sebeple; bugün, içerisinde bulunduğumuz koşulların sorumluluğunu üstlenmemiz gerektiği konusunda bütün yetişkinlere çağrı yapmak, iklim aktivisti çocukların çabalarını bir kez daha duyurmak ve yetişkinlere, onlara destek olmaları için çağrı yapmak istiyorum. Karbon salınımını yaygınlaştıran çocuklar değildi, kimyasal atıkları denizlere döken çocuklar değildi, ormanları talan eden çocuklar değildi, hidro elektrik santrallerden rant elde ederek dere yataklarının akışını bozan ve felaketlere sebep olan çocuklar değildi, hayvanların üzerinde deneyler yapan çocuklar değildi; hepsi yetişkinlerdi. Şimdi bugün; çocukların sesine kulak verme vakti.

İklim aktivisti çocukların sesini duyurması; Greta ile başlamadı. Çocuklar çevre konusunda her zaman yetişkinlerden daha duyarlıydı. 1990 yılının Temmuz ayının; Portekiz’in en sıcak ayını kaydetmesinin ardından iklim krizi etkilerini göstermeye başladı. 2017 yılında Portekiz’de çıkan orman yangını sonucunda ise; 120’den fazla kişi hayatını kaybetti. Bunun üzerine; Portekiz’in Leira bölgesinde bulunan yaşları 5 ila 14 arasında değişen çocuklar eylem yapmaya başladı. The Guardian’ın haberine göre; eylemlerdeki çocuklardan 14 yaşında olan biri, iklim değişikliğinin neden olduğu en büyük sorunlardan birinin de deniz seviyesinin yükselmesi olduğunu belirtti. Çocuklara göre; 2017 yılından bu yana Portekiz’de yaşanan orman yangınlarının sebebi, küresel ısınmaydı. Meydana gelen yangınlar ise; iddialarına göre, çocukların uyku bozukluğu, alerji ve solunum güçlükleri çekmelerine sebep olduğu gibi mevsim sıcaklıklarının şiddetini de doğrudan etkiliyordu. Bu yangınlar yüzünden çocuklar; dışarıda vakit geçiremiyor, oynayamıyor ve okula gidemiyorlardı. Bunun üzerine; yaşları 8, 12, 15 ve 17 olan 4 çocuk ile yaşları 20 ve 21 olan 2 genç yetişkin, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 33 devletin 2015 Paris Anlaşması kapsamındaki taahhütlerini yerine getirmediği iddiası ile yaşam hakkı, özel hayata saygı hakkı ile ayrımcılık yasağının ihlal edildiği iddiası ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuruda bulundu. Dört çocuk başvurucu ise; diğer iddialarının yanında ayrıca, ilgili devletlerce, çocuğun üstün yararı ilkesinin de gözetilmediğini ileri sürdü. Başvuruya ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi henüz bir karar vermiş değil. Greta ve arkadaşları ise; aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 5 ülkeyi, iklim değişikliğiyle ile mücadelede adım atmadıkları gerekçesiyle Birleşmiş Milletler’e şikayet etmişlerdi.

Greta’nın çağrısının medyada ses getirmesinin ardından dünyanın dört bir yanından her yaştan iklim aktivisti çocuklar protestolara başladı. Buna Türkiye’deki çocuklar da dahil oldular.

Türkiye’nin pek çok kentinde iklim aktivisti çocuklar “Gelecek İçin Cumalar” eylemleri düzenledi. Eylemlerin öncülüğünü ise o dönem 11 yaşında olan Atlas Sarrafoğlu üstlendi. Hala çevre ve doğa temalı organizasyonlara katılan, yazılar yazan ve radyo programı yapan iklim aktivisti Atlas; WWF’nin 2020 yılı Küresel Gençlik Ödülülleri’ni kazanan dört gençten biri oldu. “Geleceğimiz ve ekosistem için mücadeleden vazgeçmeyeceğiz” çağrısında bulunan Türkiye’nin genç iklim aktivistleri; sosyal medya aracılığıyla da “Dijital İklim Grevlerini” sürdürmeye devam ediyorlar. Talepleri ise çok net:

  • Kömüre, fosil yakıtlara teşvikleri sonlandırılmalı,
  • Karbonsuz bir ekonomiye geçişte çalışanları mağdur etmeyecek adil dönüşüm politikalar uygulanmalı,
  • Doğal kaynakları el üzerinde tutan yeşil politikalar benimsenmeli,
  • Krizlere karşı toplumsal kırılganlığı azaltıcı planlar yürürlüğe konmalı,
  • İklim krizini derinleştirecek İstanbul kanalı, kömürlü termik santrallar, maden projeleri gibi projeler durdurulmalı.

Sağlığın ve çevrenin önemini daha iyi anladığımız şu günlerde; tüm yetişkinleri iklim aktivisti genç Atlas’ın çağrısına kulak vermeye çağırıyorum: İyi korunmuş bir çevre, paradan daha güçlü bir mirastır. Ve Greta’nın da söylediği gibi; sizi tehdit olarak görüyorlar, çünkü bir etkiniz var. Ben de genç iklim aktivisti Atlas’ın çağrısına biz yetişkinlerin de destek vermemiz gerektiğini düşünüyor ve bu 23 Nisan için bütün yetişkinlere çağrıda bulunuyorum; gelin hep birlikte Gelecek İçin Cumalar hareketine #FridaysForFuture etiketi ile destek verelim! Çocuklar bilimin sesine kulak veriyor, biz de onlara kulak verelim!