Tarım ve gıda nasıl yönetilmemeli?

Tarım ve gıda nasıl yönetilmemeli?

Mete Yolaş

Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, DSİ 105. Şube Müdürlüğü’nün açılışı için Şırnak’a gitmeye karar veriyor. Seyahat için Orman Genel Müdürlüğü’nün envanterinden bir özel jet tahsis ediliyor. Uçak motor arızası veriyor ve Malatya’ya acil iniş gerçekleştiriyor. Bekir Pakdemirli ve beraberindeki 6 kişi Malatya Havalimanı’ndan Malatya 2. Kara Havacılık Alay Komutanlığı’na götürülüyor ve buradan bir Sikorsky helikopterle de Şırnak’a götürülüyor. Tabii bunun maliyeti de tarifeli uçakla seyahate göre kat be kat ağır oluyor. Sayın Pakdemirli, Tarım ve Orman Bakanlığı’na ayrılan bütçeyi bu şekilde kullanmayı tercih ediyor.

Uçak sevdası

Bekir Pakdemirli’nin uçaklara karşı özel bir ilgisi var. Bunu orman yangınlarında neden THK envanterindeki uçakların kullanılmadığını anlatırken de sıkça vurguladı; “Ben pilotum bana kül yutturamazlar.”  . Geçtiğimiz Aralık ayında Uluslararası Uzay İstasyonu’yla da Türkiye’den ilk kez doğrudan temas kuruldu. Hattın Türkiye tarafından Bekir Pakdemirli, istasyondaki astronot Victor Glover’a seslendi “Ben de pilotum.”. Hatta öyle ki Silahlı Kuvvetler’den İHA desteği almak yerine Orman Genel Müdürlüğü envanterine 4 adet TB2/İHA dahil edildi.  Kendisini Şırnak’a taşıyan jetin sol motoru durunca, onlarca saat uçuş tecrübesi olan pilotlara talimat yine Bekir Pakdemirli’den gitti; “Gazı açıp kapatın.”.

Bekir Pakdemirli hobisine vakit ayırırken tarım ve gıda da aynı hızda yozlaşıyor. Sistemdeki yanlışlar ve eksiklikler, sermayenin baskısıyla değiştirilen kanun maddeleri, denetim yetersizliği doğrudan halk sağlığını etkiliyor.  Bakanlık bu sorunları çözmek yerine TikTok vasıtasıyla gündeme gelen videoların çekildiği yerleri tespit edip anında denetim gerçekleştirerek kamuoyunu sakinleştirmeye çalışıyor. Böylece Bakanlık kendinden kaynaklı sorunları işletmelere atıp kendini aklama yoluna gidiyor. Çiftçilerin, besicilerin, yerel üreticilerin, gıda mühendislerinin sorunları da kulak ardı ediliyor.

Gıda güvenliğinde neredeyiz?

Türkiye’de tarım ve gıda böyle yönetilirken; Türkiye, Global Gıda Güvenliği İndeksi’nde 113 ülke arasında ve Çin, Katar, Suudi Arabistan, Kosta Rika ve Panama gibi ülkelerin gerisinde 47. sırada yer alıyor. Öte yandan son 5 yıldır Avrupa Birliği, Türkiye’nin İlerleme Raporları’nda “Gıda Güvenliği, Veteriner ve Bitki Sağlığı Politikaları” başlıklı 12. Fasıl içerisinde çok ciddi uyarılarda bulunuyor ve ısrarla pek çok adımın atılmadığını da kayda geçiriyor. Dünya üzerinde gıda güvenliğinde böyle bir konumdayken, Bekir Pakdemirli kendisine yönetilen gıda kontrol görevlisi olarak çalışanlara ilişkin soru önergesine ise şu cevabı veriyor; 2020 yılı içerisinde toplam 1.356.643 adet resmi gıda kontrol ve denetim faaliyeti gerçekleştirilmiştir. Gıda resmi kontrollerinde görevli gıda kontrol görevlilerinin 1.917’si gıda mühendisidir. Burada Tarım ve Orman Bakanlığı’nda kayıt ve onay kapsamındaki işletme sayısının 700 bini geçtiğini ve gıda kontrol görevlileri arasında gıda mühendisleri oranının %27’de kaldığını belirtmekte de fayda var. Bakanlık genelindeki gıda mühendislerinin oranı da bundan oldukça düşük.

Türkiye’de mevcut iktidarın gıda güvenliğine ve gıda mühendisine verilen önem resmi raporlara bakıldığında açıkça ortaya çıkıyor.